Yangından Korunma Haftası ile ilgili yazı

Categories Yangından Korunma HaftasıPosted on

Basit dikkatsizlikler, küçük ihmaller ve sonucu düşünülmeden yapılan hareketler on yılları emeğini yakıp kül edebilen, can ve mal kayıplarına sebebiyet veren yangınlara dönüşmektedir. Aslında birkaç dakika vakit ayırmak ve küçük tedbirlerle yangın felaketinin önüne geçmektir. Her yangın milli serveti tüketen bir canavardır.

Sinsi tehlike yangın hakkında bilinçlendirme yapmak ve kamuoyunun dikkatini bu konuya yöneltmek üzere Eylül’ün son haftası yani 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arayangindan-korunma-haftasi-10sı “Yangından Korunma Haftası” etkinlikleri düzenlenir.

Bu haftada yangın tehlikesini ve tedbirlerini yeni nesillere öğretmek amacıyla okullarda kompozisyon ve şiir yarışmaları düzenlenir, tiyatral gösterilerle yangına dikkat çekilir.

Yangın denilince akla itfaiye teşkilatı gelir. Yangın çıkınca imdada koşan, canımızı malımızı kurtaran itfaiye teşkilatının görevleri, onlara halkın ne şekilde yardımcı olabileceği yangından korunma haftası kapsamında çeşitli organizasyonlarla halkımıza anlatılır.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında yangın söndürme işlerini Tulumba Ocağı tarafından yürütülüyordu. Bu konuda ilk teşkilat 1717 yılında Fransa’dan esinlenerek kurulmuştur. Yangınları söndürmek için profesyonel bir teşkilatın oluşturulması ve gelişmiş araç ve ekipmanların kullanılması bu alanda büyük bir gelişme olmuştur.

Cumhuriyet döneminde itfaiye teşkilatları kurulmuş ve belediyelerin çatısı altında hizmet vermeye başlamıştır. İtfaiyecilerin özel kıyafetleri, arabaları ve araçları vardır. Yangın alında sirenler çalarak trafikteki taşıtların kendilerine yol vermelerini sağlarlar.

İtfaiye erleri yangına müdahale ederken çok önemli bazı sorunlarla karşılaşırlar. Bunlardan en önemlisi sokaklara park edilen araçlar nedeniyle itfaiye araçlarının olay mahalline ulaşamamasıdır. Kaldırıma park edilen arabalar, ve yol kenarlarını otopark niyetiyle kullanan vatandaşlarımız nedeniyle zamanında kontrol alınabilecek yangınlar büyümekte ve etrafa sıçramaktadırlar.

Bir başka sorun da itfaiyecilerin yangını söndürmeye çalışırken bir taraftan da mahalle sakinleri ile didişmek zorunda kalmasıdır. Vatandaşlarımız kah itfaiyenin geç kalması nedeniyle kavgaya tutuşmakta, kah itfaiyecilere nasıl yangın söndürüleceğini öğretmeye kalkarken çalışmaları aksatmaktadırlar. Önce kendi evinin söndürülmesini isteyenler, erleri çekiştirip yangından mallarını kaçırmasını isteyenler bencillikleri ve bilinçsizlikleri nedeniyle yangın söndürme çalışmalarını aksatmaktadırlar.

Bu konuda halkımızın ciddi bir bilinç eksikliği bulunmaktadır. Yangın musluğunun önüne park eden arabalar veya yoldan geçerken ormana bira şişesi savuranlar yüzünden milli servet kül olup gitmektedir. Günümüzde hala anız yakma veya piknik ateşi nedeniyle yangınlar çıkabilmektedir.

Yangından korunma haftasında itfaiye çalışmaları hakkında bilgi verilirken, yangın anında nasıl müdahale edileceği, yangınların basit tedbirleri ile nasıl önleneceği ve bu konuda nelere dikkat edilmesi konularında görsel ve yazılı olarak bilinçlendirme çalışmaları yapılmaktadır.

Yangınlar canlarımızı, mallarımızı aldığı gibi ekosistemi de tahrip etmektedir. Ormanlar canlıların yuvası olup, hep yaşama, hem üreme hem de beslenme yerleridir. Bir ormanın yanması halinde zayi olan sadece ağaçlar değil, yöreye özgü bitki türleri, hayvanlar, böcek türleri de telef olmakta bunların telafisi için on yıllar geçmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.